top of page

Konferans Salonlarında Titreşim Kontrolü ve Yapı Kaynaklı Ses Problemleri

  • 27 Ara 2025
  • 3 dakikada okunur

Salon Akustiği Neden Tek Başına Yeterli Değildir?


Konferans salonlarında ses kalitesi denildiğinde çoğu zaman yankı süresi, akustik panel yerleşimi veya hoparlör seçimi ön plana çıkar. Oysa uygulamada karşılaşılan birçok ciddi problem, salon içindeki ses düzenlemelerinden değil, yapının kendisinden kaynaklanan titreşim ve ses iletiminden doğar.

Bu tür problemler, kullanıcı tarafından çoğu zaman tarif edilemez; ancak “salonda bir huzursuzluk var”, “ses net ama rahatsız edici”, “konuşma yoruyor” gibi ifadelerle kendini gösterir. Bunun temel sebebi, yapı akustiği ile oda akustiğinin birbirine karıştırılmasıdır.


Yapı Kaynaklı Ses (Structure-Borne Sound) Nedir?


Yapı kaynaklı ses, ses enerjisinin hava yoluyla değil, yapısal elemanlar üzerinden titreşim olarak iletilmesi durumudur. Betonarme döşemeler, kolonlar, kirişler ve rijit bağlantılar bu iletim için ideal birer taşıyıcıdır.

Bir konferans salonunda;

Subwoofer titreşimi,

Sahne üzerindeki hareketler,

Basamak ve tribünlerde yürüyüş,

Üst veya alt katlardaki mekanik ekipmanlar,

doğrudan yapı elemanlarına aktarılır ve bu titreşimler salonun farklı noktalarında tekrar sese dönüşür. Bu durum, en kaliteli akustik paneller kullanılsa dahi engellenemez.


Oda Akustiği ile Yapı Akustiği Arasındaki Temel Fark


Oda akustiği, salonun kendi içindeki ses davranışını düzenler. Yankı kontrolü, konuşma anlaşılırlığı ve sesin homojen dağılımı bu kapsamdadır.

Yapı akustiği ise salonun;

Binanın geri kalanıyla olan ilişkisini,

Titreşimlerin nasıl taşındığını,

Darbe ve düşük frekanslı seslerin nasıl yayıldığını

inceler.

Bu iki disiplin birbirini tamamlar; ancak biri eksikse diğeri tek başına sonuç üretmez. Sahada yaşanan başarısız salon projelerinin büyük bölümü, yapı akustiğinin hiç ele alınmamış olmasından kaynaklanır.


Flanking Path Problemi: Sesin “Yan Yoldan” Gelmesi


Yapı akustiğinde en kritik ve en sık gözden kaçan konulardan biri flanking path, yani sesin beklenmeyen yollardan iletilmesidir.

Bir duvarın akustik olarak güçlendirilmiş olması, o duvarın altındaki döşeme ile rijit bağlantısı varsa anlamını yitirir. Titreşim, duvar yüzeyinden değil; döşeme, kolon veya birleşim detaylarından dolaşarak salona ulaşır.

Bu durum genellikle şu cümleyle fark edilir:

“Her şeyi yaptık ama ses hâlâ geliyor.”

Bu noktada sorun malzemede değil, detay mühendisliğindedir.


Konferans Salonlarında En Sık Karşılaşılan Titreşim Kaynakları


Uygulama sahasında karşılaşılan başlıca problemler şunlardır:

Sahne ve basamak sistemlerinin doğrudan döşemeye rijit bağlanması

Koltuk ayaklarının titreşimi doğrudan betona iletmesi

Mekanik tesisat askılarında titreşim izolatörü kullanılmaması

Üst katlardaki teknik hacimlerin salonla akustik olarak ayrılmamış olması

Bu sorunlar proje aşamasında fark edilmezse, açılış sonrasında geri dönüşü oldukça zor ve maliyetli problemler haline gelir.


“Sonradan Çözeriz” Yaklaşımının Teknik Gerçekliği


Titreşim ve yapı kaynaklı ses problemleri, klasik akustik düzenlemeler gibi sonradan ekleme yapılarak çözülemez. Çünkü sorun, yüzeyde değil, taşıyıcı sistemle olan ilişkidedir.

Açılış sonrası yapılan müdahaleler:

Kısmi iyileştirme sağlar,

Tam çözüm üretmez,

Çoğu zaman kullanıcı beklentisini karşılamaz.

Bu nedenle yapı akustiği, salon projesinin ilk tasarım kararlarıyla birlikte ele alınmalıdır.


Doğru Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?


Teknik olarak sağlıklı bir konferans salonu için:

Titreşim üreten her eleman, taşıyıcı yapıdan mümkün olduğunca ayrılmalı,

Rijit bağlantılar minimuma indirilmeli,

Mekanik ve mimari detaylar birlikte ele alınmalı,

Akustik kararlar uygulama sırasında değil, proje aşamasında verilmelidir.

Bu yaklaşım, yalnızca konfor değil, uzun vadeli kullanım kalitesi sağlar.


Nish Global Bakışı


Nish Global için konferans salonu tasarımı, yalnızca yankı süresi veya malzeme seçimi meselesi değildir. Bir salonun gerçekten başarılı sayılabilmesi için, kullanıcıya fark ettirmeden çalışan bir mühendislik altyapısına sahip olması gerekir.

Bu nedenle Nish Global projelerinde:

Yapı akustiği, oda akustiğinden ayrı düşünülmez,

Titreşim kontrolü mimari ve statik kararlarla birlikte ele alınır,

“Sonradan müdahale” değil, “ilk günden doğru çözüm” anlayışı benimsenir.

Sessiz ve konforlu bir salon, tesadüfen değil; doğru mühendislik kararlarıyla ortaya çıkar.


Telif Hakkı Uyarısı

Bu makale, Nish Global Mühendislik tarafından hazırlanmış özgün bir teknik içeriktir.

İzinsiz olarak kopyalanamaz, çoğaltılamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz ve ticari amaçla paylaşılamaz.

Tüm hakları saklıdır.

 
 

Türkiye - M.E.N.A - Eurasia
Nish Global Mühendislik Limited Şirketi

bottom of page